Yazılar

47. Istanbul Uluslararası Mücevherat, Saat & Malzemeleri Fuarı

11 – 14 Ekim 2018

CNR Expo, İstanbul Fuar Merkezi

Bu yıl 47.si düzenlenen olan İstanbul Jewelery  Show  Cnr Expo’da altın ve mücevher sektöründen  birçok yerli ve yabancı firma ziyaretçileriyle buluştu. Nadir Metal Rafineriolarak verimli ve keyifli bir fuar geçirdiğimizi söyleyebiliriz.

Nadir Metal’in kendine özgü müşterisi zatenfuarda bulunuyor, bunun yanında gerek İstanbul’dan, Anadolu’dan gerekse Yurt dışından gelen misafirlerimizi standımızda ağırlamaktan mutluluk duyduk. Türkiye’nin ve Dünya’nın birçok yerinden gelen ziyaretçilerimiz oldu, ağırlıklı olarak Avrupa, Uzakdoğu ve Ortadoğu’dan birçok ülke ve bunlar dışında oldukça fazla alıcı heyetle fuarda karşılaşma imkânımız bulduk.

Nadir Gold markası ile, eşine az rastlanır kalitede ve kuyum sektörünün ihtiyacına cevap verecek 0.05 gramdan başlayan sertifikalı külçe ve ziynet altınlarını üretiyoruz. Bunun yanında 0.05, 0.10, 0.25, 0.50, 1, 2.5, 5, 10, 20, 50, 100,250,500 ve 1000 gram aralığında, yatırım ve hediye amaçlı NadirGold külçe ve yuvarlak gram altınları üretmekteyiz. Sizlerinde bildiği gibi fuarlarımızda ziyaretçilerimizin karşısına farklı proje ve ürünlerle çıkmayı seviyoruz. Bu yıl ki Ekim fuarında da , üzerinde Türkiye’nin bir çok çok tarihi yapısını görebileceğiniz özel olarak üretilen “Rölyef Coins” çalışmalarımızı fuar standımızda ziyaretçilerimizle buluşturduk ve ziyaretçilerimizin ilgisi bizi gururlandırdı.

Katıldığımız her fuar bize yeni deneyimler katıyor ve iş ortaklarımız ile buluşup paylaşımda bulunmamızı sağlıyor.

Nadir Metal Rafineri 50.yıl

50 Yıl önce atölye ekibi ile yola çıktığımızda, 50 yıl sonrasında şu anki noktada olacağımızı bilerek hareket ettik. Hayallerimiz oluşturduğumuz gerçeklerin alt yapısı olmuştur.

Ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri en net biçimde yorulmayarak yaratmış olduğumuz piyasa istikrarı ve istihdam hareketliliği ülkemizin ekonomik bazda ilericiliği ile paralellik sağlamıştır.

Kurumumuzca oluşturduğumuz profesyonel bir ekip ile beraber saha içi ve saha dışı çalışmalarımız ile  ülkemizin büyüme hızına endeksli olarak hareket ediyor, ekonomik ivmeyi ise bir üst noktaya taşıyarak sağladığımız katkı ülkemiz ve kurumumuz adına değer taşımaktadır.
Bu açıdan genel çerçeveye baktığımızda yanılmamış olmak bizleri mutlu etmekle beraber, ülkemizin sağladığı istikrar bizler için gurur kaynağı olmuştur.

1967’ den bu yana durağan bir hayalciliğin değil an be an bir sonraki adımı düşünerek hareket edip oluşturduğumuz gerçeklerin temsilcileri olmaya çalıştık.

Uluslararası ekonominin sürüncemede olduğu şu dönemlerde ülkemiz ekonomisindeki yerel ve cesur adımlar Avrupa tekelinde bir ekonominin değil, Türkiye’nin söz sahibi olduğu ilerici ekonomiyi yaratmak için nefes aldığımız her gün daha iyiyi yapabilecek olmanın verdiği heyecanı ile çabalamaya devam ediyoruz.

Dünden bugüne ekip olmaktan ziyade kurum içerisinde oluşturduğumuz iş anlayışı, aile olmayı başarmamızdan kaynaklanmaktadır. Geçmişte olduğu gibi, bugünde yarattığımız misyonun takipçileriyiz. Ardımızda bıraktığımız her bir yıl bizlere kendimizi yenilememiz açısından eşsiz fırsatlar sunmuştur. İçimizdeki heyecan hala ilk günkü gibi diri ve capcanlı… Bugün 50 yılı geride bırakırken ardımızda bıraktığımız ve ülkemize armağan ettiğimiz çalışmalar ile nice yılların bize umudu olsun..

İSTANBUL JEWELRY SHOW MART 2017

Nadir Metal Mart Fuar’ında 50. Yılı’nı Kutladı

16-19 Mart 2017 tarihleri arasında 44.’sü düzenlenmiş olan düzenlenmiş olan CNR EXPO İstanbul Jewelry Show’da Nadir Metal Rafineri olarak ziyaretçileri ile buluştu.

Mart ayında gerçekleşmiş olan bu fuarın Nadir Metal için ayrı bir öneme sahipti:

Devamını Oku

Çamlıca tepesinde bir anıt eser, Büyük Çamlıca Cami

ÇAMLICA TEPESİ’NDE BİR ANIT ESER…

camlicacamik

BÜYÜK ÇAMLICA CAMİ

Çamlıca Tepesi Cami projesi yapımına 29 Mart 2013’te başlanmış olup, yapımı Mimar Hacı Mehmet Güner ve geniş çalışan ekibiyle beraber tüm hızı ile devam etmektedir. Yapının Baş Mimarı Hacı Mehmet Güner olup, geniş ekibi ile Bu eser de Selçuklu-Osmanlı mimari çizgisinden hareketle Neoklasik tarzda modern unsurlar kullanılarak hayata geçirilen ;

Bir Anıt Eser,

Bir Sembol,

Bir Dönem eseri özellikleri taşımaktadır.

Yapılmakta olunan eserin Anadolu’nun Batı’ya bakan yüzünde şehir siluetine katacağı değer ile Türk-İslam tarihinin önemli eserleri arasında yer alacağı düşünülmektedir. Yapı içerisinde;

Türk-İslam sanatlarının yaşam alanı bulabileceği atölyeler,
Uluslararası sergilerin yapılabileceği sanat galerileri,
Türk-İslam Eserleri Müzesi,
Kütüphane,
Çok amaçlı salonlar,
Konferans Salonu,
Seyir Terasları,

Ve Kapalı otoparkı gibi birçok sosyal alandan oluşan bir külliye inşa edilmektedir.

57.500 m2’lik arsa üzerine konumlanacak olan eserin yaklaşık 10.000 m2’lik kısmını cami,7.000 m2’lik kısmını avlusu,13.000 m2’lik kısmını da oturma yerleri, park alanları ve süs havuzları oluşturmaktadır.

Cami’de 37.500 kişi, dış avlu ve sert zeminleri dikkate aldığımızda yaklaşık 60.000 kişiye ibadet hizmeti verebilecektir. Ayrıca yaklaşık 1000 kişi kapasiteli konferans salonu da bu proje kapsamında cami külliyesi içinde hayata geçirilmektedir. Caminin etrafında yürüyüş yolları ve yeşil alan yapılması planlanmaktadır.

Cami de yapılacak altı minarenin; dört tanesinin yüksekliği 107.10 m olacaktır. Anadolu’ya ilk adım attığımız tarih ile aynı olan ve yapının kendi oranlarından çıkan bu minare yüksekliği de esere ayrı bir önem katmaktadır. Diğer iki minare ise avlu kısmında ve 90.00 m yüksekliğinde inşa edilmiştir.

Yapının tüm ölçüleri altın oran yöntemi ile tespit edilmiş olup bu doğrultuda yapıya şekil verilmiştir.

 

Türkiye’nin en büyük camisi olma özelliğini taşıyan Büyük Çamlıca Cami’sini, bu yıl 43.sü düzenlenmiş olan, İstanbul Jewelry Show CNR EXPO Fuar’ında Nadir Metal Rafineri standında sergilemek bizleri gururlandırdığı gibi sizleri aramızda görmek bizi onurlandıracaktır.


Cami’nin yapımı 71 gün sürmüş olup, 27 ustanın büyük sabrı ve emeği ile son haline getirilmeye çalışılmaktadır. Kubbe, çatı sundurmaları minare ve şadırvan bölümünde 75 kilo dökme gümüş, minare sütunları, şerefelerinde ve uç alemlerinde 25 kilo dökme altın el tezgahlarında tecrübeleri ustalarımızla şekillendirilerek mimarisine en uygun şekilde hazırlanmaktadır.

185 cm boyunda, 85 cm eninde olan caminin yüksekliği ise 105 cm’dir. Toplamında kullanılan malzeme ise 233 kilo 680 gram altın, 73 kilo 540 gram gümüş,1805 adet 100 g külçe altın,1384 adet 20 g külçe altın, 75 adet 100 g külçe gümüştür.

 

 

NADiR’DEN GİZE’YE

GİZE PİRAMİTLERİ

Gize piramitleri tahmini olarak M.Ö 3000 yıllarında eski krallık döneminde yapıldığı zannedilmekte. Bunlar; Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleridir ve isimlerini aldıkları firavunlar tarafından yaptırılmıştır.

Gize piramitleri dünyanın en büyük piramitlerdir, yapımları esnasındaki gizi hala korumaktadırlar. İşçilerin olağanüstü bir çabayla günde 10 metreküp taşı üst üste koyduklarını kabul edersek Keops Piramidi’nde, yer alan yaklaşık 2.5 milyon metreküp taş, 250.000 gün, yani yaklaşık 664 yılda yerleştirilebiliyor. Oysa piramitler 20 ila 30 yıl arasında bir sürede tamamlanmıştır.

Büyük Piramit de denilen Keops Piramidi, M.Ö. 2800 yıllarına doğru hüküm süren Mısır’ın 4. Sülale devri hükümdarlarından Keops’un mezarıdır. Dünyanın yedi harikasından günümüze kadar ulaşan tek eser, Mısır’daki Keops Piramididir.

İkinci büyük piramit Kefren, Keops’un kardeşi olan ve O öldükten sonra firavun olan Kefren’e aittir.
Kefren piramidi 2. piramit olarak anılır. Keops Piramidi’nden sonra yapılmıştır. Küçük piramit Mikerinos ise M.Ö. 2500’lü yıllarda hüküm süren Mikerinos’a aittir. Mikerinos Piramidi, Gize Piramitlerinin en küçüğüdür. Piramit, Mikerinos öldükten sonra oğlu Shepseskaf tarafından bitirtilmiştir.

Daha önceki buluşmalarımızda tarihe sahip çıkarak, tarih öncülüğünde birçok yeniliğe imza atmış bizler için müşteri kalitemizi ve tarihsel misyonumuzun gereklilikleri ile beraber bu yıl da 42.si düzenlenmiş olan CNR EXPO Mart 2016 Fuarı’nda Mısır Piramit’lerini yerli ve yabancı müşterilerimizin beğenisine sunmanın haklı sevincini ve gururunu yaşamaktayız.

157 kilogram altından meydana gelen Nadir Metal’in Gize Piramitleri’nin yapımında 1408 adet 100 gr altın ve 160 adet 100 gr köşe kalıpları kullanılmıştır. 25 kişilik profesyonel ustalardan oluşturulan ekip eşliğinde, 45 günlük bir projelendirme ve yapım aşamasının ardından, ziyaretçilerinin beğenisine sunulacak duruma gelmiştir.

Piramitlerin tarihsel sürecini bugün insanımıza mikro imkanlarda hizmete sunuyor oluşumuz, piramitlerin asırlar öncesi gizeminin insanlık kadar nadir bünyesini de heyecanlandırmaya yetiyor. Gün ışığına çıkan her nokta da olduğu gibi bu gizem sonsuza kadar insanlık tarihinin merakını cezbedecektir.

Fuarın En kıymetlisi “Nadir Metal’in Kız Kulesi”

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE KIZ KULESİ…

Geçmişi 2500 yıl öncesine dayanan bu eşsiz yapı, İstanbul`un tarihine eş bir tarih yaşamış ve bu kentin yaşadıklarına görgü şahitliği yapmıştır. Antik çağda başlayan geçmişiyle, Eski Yunan`dan Bizans İmparatorluğu’na, Bizans`tan Osmanlıya, tüm tarihi dönemlerde var olarak günümüze kadar gelmiştir.
Bugüne kadar birçok amaçla kullanılmış olan Kız Kulesi hakkında anlatılan birçok efsane vardır. Bu efsanelerden birkaçını söyleyecek olursak; Yılanlı Hikâye, Battal Gazi, Aslanlı Kapı, Ünlü Şair Nazım Hikmet’in Hikâyesi…

Geçmiş bizim diğer yarımızdır. Geçen yıl ki Mart Fuarında Çanakkale zaferinin 100. Yılı anısına bastığımız hatıra parayla geçmişten günümüze ülkemiz ve dünya piyasasına merhaba dedik. Bu yıl da yine aynı coşkuyla bize kalan mirasın emanetçileri olarak Kız Kulesi projesini hazırladık. Yerel basın olsun dünya basını olsun gösterilen yoğun ilgi bizden ziyade ortaya konan el emeği ve teknolojinin şark ve garp sarmalı yaratmasınadır. Nadir Metal olarak geçmişi günümüze ulaştırdıkça varız ve var olacağız. 

Bu yıl 41.si düzenlenmiş olan CNR EXPO Ekim Fuarı’nda müşterilerimizin ve yabancı basının yoğun ilgisini çeken altından Kız Kulesi fuarın en çok konuşulan projesi olarak sergilendiği dört gün boyunca fuara damgasını vurdu. Altından Kız Kulesi’nin yapım aşaması; sanatkâr ustalarımız tarafından 25 günde tamamlanmıştır. Toplamda 71,640 gr ağırlığında olan Kule’nin duvarları için 100 gr ve 50 gr 24 ayar altın, çatı ve damları için 1 gram Nadir Gold 22 ayar altın, kaide ve kubbeleri için ise dökme 24 ayar altın kullanılmıştır.

Fuarı genel olarak değerlendirdiğimizde: Kız Kulesi’ne olan büyük ilginin yanısıra; hem yerli ve yabancı müşterilerimize ürünlerimizi sunma imkânı sağlamamız, hem de yıllardır bizimle beraber büyüyen, olmazsa olmazımız olan değerli kitlemizle birebir görüşme olanağı yakalamış olmamız açısından oldukça verimli bir fuar dönemini ardımızda bıraktığımızı söyleyebiliriz.

 

 

Nadir Tütüncü’ye Onur Ödülü!

İstanbul Jewelry Show Mücevher fuarına bu senede katılımını gerçekleştiren Nadir Metal Rafineri, fuarın ikinci gününde Mücevher İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen görkemli gecede firmanın Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Nadir Tütüncü’yü Onur Ödülüne layık görerek, ödülünü takdim etti.

Türkiye ekonomisinin özellikle yüksek katma değerli ürün ihracatını arttırmak için çaba harcayan Mücevher İhracatçıları Birliği bu sene birbirinden renkli organizasyonlara imza attı. Dünya çapında rekor yabancı alım heyeti katılımıyla açılan İstanbul Jewelry Show’un ikinci gününde, Mücevher İhracatçıları Birliği tarafından düzenlenen Gala’da sektöre katkılarından ve başarılarından dolayı Nadir Metal Rafineri’nin Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Nadir Tütüncü’ye “onur” ödülü takdim edildi. “Türkiye Mücevher sektörünün Portekiz’deki elçisi” ilan edilen Vitor Baia ve eşi gecede bulunan isimlerdendi. Candan Erçetin ise muhteşem performansıyla geceye renk kattı. Gece de ayrıca AJUR 2015 tasarım yarışmasını kazananlar ilan edildi ve dereceye giren tasarımcılara ödülleri verildi.

slider_nadir_4-fotoBu anlamlı gecede konuşma yapan Nadir Tütüncü, tecrübesi ve yıllara meydan okuyan duruşuyla gecenin en ilgi çeken isimlerimden birisi oldu. Nadir Tütüncü ödülünü almadan önce bu başarı hikayesini özetleyen konuşmasında; “Bu işe başlarken öngörülerimize uygun hareket etmeye çok gayret ettik. Piyasanın nabzını tutmayı bir an olsun geri planda bırakmadık, biliyorduk ki günü takip etmezsek bu piyasa içinde var olamayız. Üretim tekniklerini en modern biçimde ele alarak üretim ihtiyacımız olan kotayı yakaladık ve geriye dönüp baktığımızda da gururlu ve onurlu bir tablo görüyoruz. Bununla beraber ileri doğru adım atmaktan hiç bir zaman vazgeçmedik hem kendi adımıza hem ülkemiz adına üreten Türkiye standardını yakalamış olmak bizim için başlı başına bir gurur kaynağıdır. İlkelerimiz ve azmimiz başarımızın temel taşıdır.” diyerek konuşmasını kendisi için hazırlanan kısa bir barkovizyon gösterimi ve teşekkür konuşmasıyla tamamladı.

1936 yılında Tekirdağ’ın Saray ilçesinde dünyaya gelen Nadir Tütüncü, Mardıros isimli bir ustanın Nadir Tütüncü’nün çalıştığı atölyeye gelmesi ve “bu çocuk eritme ve ocaktan iyi anlıyor, akşamları da bende çalışsın” sözleriyle ramatçılık işine atılmış olur. Geceleri de bu atölyede çalışmaya başlayan ve ustasının birikiminden yararlanarak gençliğinin verdiği heyecanla işini neredeyse sanatsal kompozisyona çeviren Nadir Tütüncü 1960’lı yıllarda kuyumcu ramatı işlemek üzerine 16 m2’lik bir atölyede Nadir Metal Rafineri’nin temellerini atar. Bugün dünyada ilklere imza atan ürünleri ve LBMA’e akredite ,gümüşte de en iyi üreticiler listesine giren ilk ve tek Türk Firması olup dev bir rafineriye dönüşen Nadir Metal Rafineri, Nadir Tütüncü ve yeni nesil fertleriyle başarılara imza atmaya devam etmektedir.